Gün: 1 Temmuz 2020

İkranura Gül Yapraklı Son Veda

İkranura Gül Yapraklı Son Veda

Giresun’un Bulancak ilçesinde 5 gün önce kaybolan ve dün öğleden sonra cansız bedeni evine 7 km mesafede dere içinde bulunan 7 yaşındaki İkra Nur Tirsi bugün kılanan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Giresun’un Bulancak ilçesinde 5 gün önce kaybolan ve dün öğleden sonra cansız bedeni evine 7 km mesafede dere içinde bulunan 7 yaşındaki İkra Nur Tirsi bugün kılanan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Trabzon Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsisinin ardından cenazesi Bulancak Devlet Hastanesi morgunda tutulan küçük kızın tabutu öğle saatlerinde İcilli köyü Kıran mahallesindeki evine getirildi. Buradan daha sonra küçük kızın cenazesi namaz için İcilli Köyü Camisi’ne getirildi. Köy camisinde saat 15.00’da sosyal mesafe kuralına uyularak kılınan cenaze namazına Giresun Valisi Enver Ünlü, İl Jandarma Komutanı Albay Muhammet Sevinç, Bulancak Belediye Başkanı Recep Yakar, küçük kızın babası Serdar Tirsi ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Acılı babaya Vali Enver Ünlü taziyede bulunurken, cenaze namazının ardından küçük kız Kıran mahallesindeki aile kabristanlığında toprağa verildi.

 

Tabutunun Üzerine Gül Yaprakları Döküldü

Trabzon Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsisinin ardından Bulancak Devlet Hastanesi morgunda tutulan küçük kızın cenazesi saat 12.30 sıralarında İcilli köyü Kıran mahallesindeki evine getirildi. Evinin önüne konulan küçük kızın tabutuna annesi Nazlı ve babası Serdar Tirsi sarılarak gözyaşı dökerken, tabutunun üzerine gül yaprakları döküldü, beyaz elbisesi konuldu. “Biz seni canlı bekliyorduk, ölü mu bulacaktık” diyerek ağlayan anne Nazlı Tirsi güçlüklü sakinleştirildi. İkra Nur için evlerinin hemen yanındaki mezarlıkta mezar yeri de hazırlanırken, cenaze namazının İcilli Köyü Camisi’nde saat 15.00’da kılınacağı bildirildi.

 

Bulancak ilçesinin İcilli köyüne bağlı Kıran Mahallesi’nde evinin yakınındaki bahçede, geçtiğimiz cumartesi günü 6 yaşındaki kardeşi ve kuzeni ile oynayan İkra Nur Tirsi saat 18.00 sıralarında inekleri otlatan amcasının yanına gitmek üzere evden ayrılarak bir daha dönmedi. Çevrede arama yapan ailesi, kızlarını bulamayınca jandarma ekiplerine haber verdi. Köye gelen jandarma, AFAD ve AKUT ekipleri 4 gün süren arama çalışması başlatırken, 370 hektar alanda yaklaşık 150 kişilik uzman ekibin çabaları sonucu İkra Nur’un cansız bedeni dün saat 14.00 sularında evinden 7 kilometre uzaklıktaki Adaköy deresinde bulundu. Küçük kızın cesedi, olay yeri incelemesinin ardından Trabzon Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. İlk otopsi raporuna göre minik kızın ölümünde travmatik hiçbir bulguya rastlanılamazken, ciğerlerinde su dolması sonucu yani boğularak öldüğü belirlendi. Güvenlik güçleri, Tirsi’nin cesedinin çürümeye evrilmesinden dolayı kaybolduğu günden itibaren öldüğü, küçük kızın boğulduğu deredeki su seviyesinin çok düşük olması, üzerindeki elbiselerinde derede sürüklenme ibaresinin olmaması nedeniyle minik kızın derede birileri tarafından boğulduğu şüphesi üzerinde duruyor.

Ön Otopsi Raporu İkranur Boğularak Ölmüş

İkranur’un Ön Otopsi Raporu Açıklandı

Küçük kızın boğulduğu deredeki su seviyesinin çok düşük olması, üzerindeki elbiselerinde derede sürüklenme ibaresinin olmaması minik kızın derede birileri tarafından boğulduğu şüphesi uyandırıyor.

İlçenin İcilli köyünde 5 gün önce sığır otlatmakta olan amcasının yanına gitmek için arkadaşlarından ayrılan ve bir daha kendisinden haber alınamayan İkranur Tirsi’nin (7) cansız bedenine dün saat 14.00 sıralarında evinden 4 km uzaklıkta Adaköy Deresi kenarında bulundu. Olay yerinde yapılan ilk incelemede küçük kızın üzerindeki elbiselerde hiçbir yıpranma ve yırtık tespit edilemezken, kulağındaki küpe ve ayakkabılarının dahi üzerinde olduğu belirlendi.

İkranur  Tirsi’nin cenazesi Trabzon Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, yapılan ilk otopsisinde minik kızın ölümünde travmatik hiçbir bulguya rastlanılamazken, ciğerlerinde su dolması sonucu yani boğularak öldüğü belirlendi. Güvenlik güçleri, Tirsi’nin cesedinin çürümeye evrilmesinden dolayı kaybolduğu günden itibaren öldüğü, küçük kızın boğulduğu deredeki su seviyesinin çok düşük olması, üzerindeki elbiselerinde derede sürüklenme ibaresinin olmaması nedeniyle minik kızın derede birileri tarafından boğulduğu şüphesi üzerinde duruyor.