Hayat bizi bir noktaya getirdi. Ama bazen durup etrafımıza baktığımızda kendimize şu soruyu soruyoruz: “Gerçekten olmak istediğimiz yerde miyiz?”
Ömrümüzü tüketirken zamanın nasıl geçtiğini anlayamadık. Biriktirdiğimiz keşkeler, içimizde sessizce büyüyen pişmanlıklara dönüştü. Gençliğimiz, umutlarımız ve en güzel anılarımız su gibi akıp gitti. Ertelediğimiz hayaller ise zamanın tozlu raflarında kaldı.
Oysa hayat, sadece nefes almak değil; hayal kurabilmek, cesaret edebilmek ve iz bırakabilmekti. Belki geçmişi değiştiremeyiz ama kalan ömrümüzü, yeni pişmanlıklar eklemeden yaşamak hâlâ bizim elimizde.

