Giresun’da Lise Kantininde Dehşet! İki Kardeşin Ölümünde Şok Eden Detaylar Ortaya Çıktı
Giresun Sosyal Bilimler Lisesi’nde yaşanan çifte cinayet, kentte büyük bir infiale yol açtı. 9 Mayıs günü okul kantininde çalışan iki kardeşin hayatını kaybettiği olayda, zanlının geçmişi ve saldırının perde arkası detayları kamuoyuna yansıdı.
Güvenlik görevlisi olarak okulda görev yapan 55 yaşındaki Abdullah Turan, kantin çalışanı Rana Çavuş Gökçin (27) ve ablası Yonca Çavuş’u (30) silahla vurarak öldürdü. Olay sonrası kaçan zanlı kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.
Zanlının Geçmişi ve İşe Alım Süreci Şaşkına Çevirdi
Yapılan araştırmalarda, zanlının daha önce “silahla yaralama” ve “tehdit” gibi suçlardan toplamda üç kez cezaevine girdiği öğrenildi. En dikkat çeken detay ise, bu kişiye eski hükümlü kadrosu üzerinden resmi bir şekilde işe alım yapılmış olması.
Kurbanlardan Birinin Paylaşımı Yürek Dağladı
Hayatını kaybeden kardeşlerden Rana Çavuş Gökçin’in sosyal medya üzerinden yıllar önce yaptığı bir paylaşım, olayın ardından tekrar gündeme gelerek duygusal anlara sebep oldu. Genç kadının yaşam dolu sözleri, sevenlerinin gözyaşlarına boğulmasına neden oldu.
“Haraca Bağlamış” İddiası Gündemde
İddialara göre, saldırganın, kardeşleri uzun süredir baskı altına aldığı ve çeşitli şekillerde maddi taleplerde bulunduğu öne sürüldü. Bu durumun cinayete zemin hazırlayan psikolojik bir gerilim oluşturduğu değerlendiriliyor. Yetkililer, tüm bu iddiaları araştırmak üzere kapsamlı bir soruşturma başlattı.
Giresun’da Çifte Cinayette Şok Eden Yeni Detaylar! Saplantılı Takıntı, Ekonomik Baskı ve Dram Dolu Bir Final…
Giresun Sosyal Bilimler Lisesi’nde meydana gelen çifte cinayetin ardından, olayın ardındaki karanlık detaylar bir bir gün yüzüne çıkıyor. Güvenlik görevlisi Abdullah Turan tarafından kantinde görevli iki kardeşin öldürülmesiyle ilgili yapılan incelemeler, cinayetin sadece bir öfke patlaması değil, uzun süredir süregelen bir saplantı ve psikolojik baskının sonucu olduğunu ortaya koydu.
“Maaşıma Haciz Geldi” Dedi, İki Can Aldı
Turan, ilk ifadesinde, hayatını kaybeden Yonca Çavuş’tan kredi çekmek için kefillik istediğini, borç ödenmeyince maaşına haciz geldiğini ve bu nedenle cinnet geçirdiğini ileri sürdü. Ancak bu açıklamanın çok daha derin ve rahatsız edici bir tabloyu gizlediği iddia ediliyor.
İddialar: Saplantılı Takıntı, Tehdit ve Şiddet
Okul çalışanlarının ve ailenin verdiği bilgiler, olayın aslında tek taraflı saplantılı bir ilgiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Turan’ın, nişanlısıyla düğün hazırlığı yapan Rana Çavuş Gökçin’e uzun süredir rahatsız edici biçimde yaklaştığı, genç kadını hem sözlü hem de psikolojik olarak tehdit ettiği belirtiliyor. İddiaya göre, nişanlısına zarar vermekle bile tehdit etmişti.
Ekonomik Baskı Altında Hayatları Karardı
Ayrıca Turan’ın sadece psikolojik değil, ekonomik baskı da uyguladığı belirtildi. İddialara göre Yonca Çavuş, zanlının baskıları sonucu iki kez toplamda 340 bin TL kredi çekti, zaman zaman da elden nakit para verdi. Bu durumun kardeşleri çaresizliğe sürüklediği ifade ediliyor.
Tayin Talebiyle Kaçış Planı Yapmışlardı
Olayın en trajik noktası ise, iki kardeşin bu psikolojik ve ekonomik şiddetten kurtulmak için başka bir okula tayin istemiş olmalarıydı. Aile fertlerinin aktardığına göre, cinayetin işlendiği gün, aslında okulda son vardiyalarını geçiriyorlardı. Pazartesi günü yeni okullarında göreve başlamaları bekleniyordu.
“Yeğenimin Düğün Konvoyu Cenaze Aracına Döndü”
Kardeşlerin dayısı Erkan Aydın, yaşananları şu sözlerle özetledi:
“Bu adam sadece yeğenlerimi değil, okulda pek çok kişiyi ekonomik olarak baskı altına almıştı. Rana eylül ayında evlenecekti. Ama ben onun gelin arabasını değil, cenaze aracını takip etmek zorunda kaldım. Yonca’nın biri engelli iki çocuğu vardı. Buna rağmen adam onların ekmeğine bile göz dikti.”

